Ay yüzeyinde bitki yetişir mi?
Avrupa Uzay Ajansı'na bağlı bilim adamları, ay yüzeyine benzer kırma kayadan oluşan bir ortamda bitki besinine ihtiyaç duyulmaksızın kadife çiçeği yetiştirmeyi başardılar. İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye göre, bazı bilim adamlarına göre ayda bitki yetiştirmek, aya insan yerleşiminin ilk aşamasını oluşturuyor. Viyana'da yapılan Avrupa Jeobilimler Birliği toplantısında sunulan araştırmayı değerlendiren Avrupa Uzay Araştırmaları ve Teknolojileri Merkezi'nden Bernard Foing, ayda bitki yetiştirmenin, yaşamın ayla ilgili ortamlara nasıl uyum sağladığını göstermesi açısından yararlı bir adım olduğunu belirtti. Foing, aynı zamanda da ayda insanlı üsler kurulması yolunda pratik yararlarının olacağını kaydetti.(ANKA) |
18/4/2008 | Kategori: Saglik | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
İnsanoğlu 800 yaşına kadar yaşayabilir
LONDRA - Ölümsüzlük... İnsanoğlunun varoluşundan bu yana peşinde koştuğu rüya. Bilim dünyası bugüne kadar, yaşlanmanın etkilerini azaltan, ömrü uzatan çeşitli araştırmalarla karşımıza çıktı. Bir grup İngiliz bilim adamının yürüttüğü DNA araştırmalarıysa tartışmaları çok daha ileriye götürüyor.
Zira İngiliz uzmanlar, DNA yapısından yaşlanmayla ilişkili iki geni çıkarttıkları maya mantarının ömrünü 10 kat uzatmayı başardı.
Bilim adamları, gelecekte aynı yöntemle insan ömrünün de uzatılabileceğine hatta 800 yaşına kadar yaşamanın mümkün olabileceğine inanıyor.
Ancak bu durum bilim dünyasını da ikiye böldü.
Zira kimi uzmanlar, teknik olarak 800 yıl yaşamak mümkün olsa da pratikte insan bedeninin de bir sınırı olduğunu düşünüyor. Bu sınırın da 120 yıl olduğuna inanılıyor.
Uzmanlar, bu yaşa kadar bedenin sağlıklı kalabileceğini ancak sonrasında büyük fiziksel sorunların baş göstereceğini söylüyor.
Ölümsüzlüğün ne kadar hayal, ne kadar gerçek olduğunu gelecek araştırmalar belirleyecek.
31/1/2008 | Kategori: Saglik | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Ölü farelerin kalplerini yeniden çalıştırdılar
ABD’li bilimadamları, ölü farelerden alınan kalpleri, laboratuvar ortamında nakledilen kalp hücreleri yardımıyla yeniden çalıştırmayı başardı.
“Nature Medicine” dergisinde yayınlanan araştırmanın, hastalara nakledilmek üzere kök hücrelerden organ üretilmesi çalışmaları için yeni bir açılım olacağı belirtiliyor.
Araştırmayı yöneten Taylor ve ekibi, ölü farelerin kalplerinden, varolan tüm hücreleri temel kolajen yapıyı bozmadan “yıkadılar”. Geride kalan jelatin benzeri temel yapıya, yeni doğmuş farelerin kalp hücrelerini enjekte eden uzmanlar, bu karışımı besleyici bir solüsyonun içinde “gelişmeye” bıraktı.
4 gün sonra, aşılanmış kalplerin “büzülme” hareketi yapmaya başladıkları gözlendi.Araştırmacıların, bu büzülmeleri koordine etmek için bir kalp pili kullandıkları, 8 gün sonra kalplerin “pompalama” işlemi yapmaya başladıkları belirtildi.
Taylor, aldıkları organlardan tüm hücreleri “yıkayarak” ayıkladıklarını, sonuçta ellerinde “hayalet bir doku” kaldığını söyledi. Bu yapı iskeletinin, “kolajen, fibronektin ve laminin” içerdiği belirtildi. Bu “iskeletleri” yeniden çalıştırabilmek içinse, daha iyi işlev göreceği düşünülen henüz olgunlaşmamış hücrelerin kullanıldığı kaydedildi.
20/1/2008 | Kategori: Saglik | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Kanser hücreleri anne karnındayken oluşuyor
Biri son derece sağlıklı olan diğeriyse lösemiye yakalanan küçük kızları inceleyen uzmanlar, löseminin anne karnında başladığını tespit ettiler. Uzmanlar şimdi kızların kanserli ve sağlıklı hücrelerinin genetik şifrelerini karşılaştırıyor.
Çocuklardan birinin neden kansere yakalanmadığı belirlendiğinde hastalığın tedavisine yönelik etkili ilaçların üretilmesinin de önü açılabilecek. Bu sayede, hastalığın yan etkilerinin aza indirilmesi ve hatta löseminin oluşmadan engellenmesi de mümkün olabilir
20/1/2008 | Kategori: Saglik | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı



