Aşağıda gördüğünüz gScreen tarafından üretilecek olan çift 15.4 inç ekrana sahip Spacebook’un ilk görüntülerinden bir tanesi.
Alaska'da Gordon Stewart adından bir girişimci tarafından kurulan şirket, tasarımcılar, film yapımcıları, fotoğrafçılar ve günlük üretkenliği gereği çift ekrana ihtiyacı olan herkes için çift ekranlı laptop üretmeyi planlıyor. Ayrıca, konuyla ilgili ordu ile de iletişim halinde oldukları bilinmekte. 16 ve 17 inçlik ekran seçenekleri ile piyasaya sürülmesi beklenen çift ekranlı Spacebooklar temelde tek ekran şeklinde üretilseler de basit bir mekanizma ile ikinci ekranı hemencecik takmak çok basit bir işlem.
üretici firmanın sahibi Gordon Stewart konuyla ilgili şöyle diyor; “Bunu her zaman çift ekrana ihtiyacınız olmayacağını bilerek tasarladık”. Ancak her iki ekranı da kullandığınızda 30 inçlik toplam ekran genişliğine kavuşuyorsunuz.
lk Spacebook satışının bu yılın Aralık ayına kadar Amazon.com aracılığı ile satılması planlanıyor.
Spacebooklar sistem olarak, Intel Core 2 Duo işlemciler tarafından güçlendirilmiş Windows 7 işletim sistemi, 4 GB RAM ve Nvidia GF900M GT grafik kartına sahip olacak. Ayrıca amaçlanan 7.200 RPM sabit sürüclerin ve altı veya dokuz hücreli pillerin kullanılması. DVD player’a da sahip olacak
Yeni Spacebookların fiyatının 3.000 Amerikan Doları civarında olması bekleniyor. Umarız, çift ekran teknolojisi hızla gelişir ve fiyatlar da aynı hızla aşağı çekilebilir.
30/8/2009 | Kategori:
Bilgisayar
|
Yorum (yok) |
Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Microsoft, diğer yazılımların kendi ürün ve teknolojisi ile daha uyumlu çalışması için gizli olan kaynak kodlarını geniş oranda açtı.
Microsoft, gizli olan kaynak kodlarını ve programlarının çalışma mantığını, yazılım geliştiricilere açtı. Şirket böylece, Microsoft Office, Windows gibi ürünler ile uyumlu uygulama geliştiricileri için geniş bir döküman kaynağı sağlandığını söyledi.
Yaklaşık 30 bin sayfalık kaynak kodunu online olarak yayınladığını belirten Microsoft, buna yenilerinin ekleneceğini de açıkladı. Açık kaynak kodu geliştirenlere yönelik bir forumu da hayaya geçirmeyi planlayan şirket, kendi yazılım protokollerini kullanarak uygulama geliştirenleri, dava etmeyeceğini de duyurdu. Şirketten yapılan açıklamaya göre; kaynak kodlarını kullanarak uygulama geliştiren ve bunu ticari amaçla kullananlardan ise belirli oranda ücret talep edilecek.
Office’te yeni dosya formatları
Yeni kararda, Microsoft Office’in yeni dosya formatlarına açılması da bulunuyor. Bu sayede kullanıcılar, bu program ile oluşturdukları dosyaları istedikleri farklı formatlarda da kaydedebilecek.
Balmer: “Olumsuz etkilenmeyeceğiz”
Microsoft CEO’su Steve Ballmer, yeni aldıkları kararın rakiplerine rekabet şartları açısından daha iyi koşullar sağlayacağını, ama buna karşın Microsoft ürünlerine olan ilginin devamlılığı açısından önemli olacağını belirtti.
Uzmanların karara yorumu ise iki başlık altında toplandı. Konu ile ilk yorumu, Microsoft’un artık rekabeti ihlal ettiği gerekçesi açılan davalara son verme olarak yapan konunun uzmanları, ikinci yorumu ise şirketin açık kaynak kodlu yazılım pazarının hızlı büyümesi karşısında yaptığı bir hamle olarak, yapıyor.
AB’yi tatmin etmedi
Yıllardır hem Avrupa hem de ABD’de, rekabet kurallarını ihlal ettiği için başı dertten kurtulmayan Microsoft’un bu kararı AB tarafında şüphe ile karşılandı. AB, Microsoft’un aldığı kararın, Internet Explorer’ı Windows işletim sistemi içinde gömülü sunması nedeni ile karşı karşıya kaldığı tekelcilik suçlamasına tam çözüm olmadığını ifade etti
23/2/2008 | Kategori:
Bilgisayar
|
Yorum (yok) |
Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
TÜBİSAD, bilişim sektörünün sağlıklı gelişimini sağlamak, hizmet ve servis kalitesini standartlaştırarak sektörün saygınlığını korumak ve etkinliğini artırmak için yürüttüğü bilişim hizmetleri sertifikasyon çalışmalarını 26 Şubat’ta Ankara’da tanıtacak. TÜBİSAD, böylece, sunulan bilişim hizmetlerini tarif ederek, standartları belirlemiş oluyor.
Bilişim sektörünün sağlıklı gelişimi, daha mutlu müşteriler ve daha verimli bir sektör yaratmak amacıyla sunulan hizmetlerin adını koyan ve standartları belirleyen TÜBİSAD (Bilişim Sanayicileri Derneği), bt_POTA Bilişim Hizmetleri Sertifikasyon çalışmalarını kamuoyuna tanıtmak ve bilişim firmalarıyla paylaşmak amacıyla, 26 Şubat Salı günü Ankara Swissôtel’de bir lansman toplantısı düzenleyecek.
“Doğru Hizmet ve Kalıcı Başarı İçin bt_POTA” isimli toplantıda, sektörün temsilcisi olarak sertifikasyon çalışmalarına destek veren ve sertifika almaya aday 16 bilişim firmasının üst düzey yöneticisine teşekkür plaketi verilecek.
bt_POTA bilişim hizmetleri sertifikası, bilişim firmalarını uluslararası standartlara paralel olarak bu hizmetler için yetkilendiriyor. Böylece bilişim sektörü, sunduğu hizmetlerin kapsamını, verimliliğini, müşteri memnuniyetini, kalitesini, güvenliğini, güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini taahhüt ediyor. Bu sertifikasyon, bilişim sektörünü hizmet standartlarına kavuşturuyor
bt_POTA, Türkiye’de bir ilk
Bilindiği gibi TÜBİSAD, Türkiye bilişim sektörünün büyümesi için çaba sarf etme, kullanıcılarda çözüm ve hizmet alma bilincini yerleştirme, bilişim sektörüne yönelik standartların oluşturulup yerleşmesine katkıda bulunma hedefi doğrultusunda, 2007 yılında, bt_POTA “Bilişim Hizmetleri Ortak Platformu”nu oluşturmuştu. Bilişim sektöründe hizmet kalitesini, verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla oluşturulan bt_POTA, Türkiye bilişim sektöründe bir ilk oldu. bt_POTA’nın ilk çıktısı olan “Bilişim Hizmetleri Kataloğu” sektörde, hem hizmet sağlayıcıların, hem de hizmet alanların bilişim hizmetleri ve standartlarına ilişkin her türlü soruya yanıt bulabilecekleri bir kaynak oluşturdu. TÜBİSAD, bt_POTA çalışmalarına bir yenisini ekleyerek, sektörde yine bir ilk’i gerçekleştirmeyi ve bilişim sektörünü sertifikasyona kavuşturmayı hedefliyor.
TÜBİSAD Başkanı Tuğrul Tekbulut, bt_POTA oluşumunun amacını şu şekilde özetliyor: “Amacımız, bilişim hizmetleri gelirlerini donanım gelirlerine eşit noktaya çıkarmak; ekonominin verimliliğini, kalitesini ve rekabet gücünü artırmak; işletmelerin, devletin ve insanların yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla doğru hizmet ve doğru servis sağlayıcı konusundaki bilinç düzeyini geliştirmek; çözümler, beklentiler ve hizmetler konusunda ortak bir platform oluşturmaktır. Sektörün tüm temsilcilerini ve bu hizmeti alan tüm kurum ve kuruluşları bu oluşuma davet ediyoruz.”
17/2/2008 | Kategori:
Bilgisayar
|
Yorum (yok) |
Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Türkiye’de satılan dizüstü bilgisayarların yarısı bin YTL’nin altında. Kampanyalarda ucuz olduğu için ilgi gören dizüstü bilgisayarların işlemci, bellek ve sabit disk kapasiteleri vasatın altında kalıyor.
Yurtdışında raf ömrünü tamamlamış ürünler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ucuz fiyata satılıyor.
Türkiye’de dizüstü bilgisayar satışları teknoloji mağazalarının da kampanyaları ile tırmanışa geçti. 2007 yılında yaklaşık 1 milyon 200 bin bilgisayar satıldı. Türkiye’de satılan dizüstü bilgisayarların yarısından fazlasının fiyatı bin doların altında. Celeron işlemciler kullanan dizüstü bilgisayarlar taze olmaktan çok uzak. Fiyatı KDV dahil bin YTL altında olan dizüstü bilgisayarların Celeron işlemci, 60 GB altında sabit disk kapasitesi ve 512 KB’lik belleğe sahip olduğu görülüyor. Oysa bu tür bilgisayarların pek çoğunda Windows Vista işletim sistemi ve ürünler kurulamıyor. Üstelik bu tür bilgisayarların kullanım süresi 18 ayın altında. Oysa bir dizüstü bilgisayarın toplam maliyeti kullanım süresi ile doğru orantılı. ‘Taze’ bir dizüstü bilgisayar, kullanım ömrünü 1 veya 2 yıl uzatabiliyor. Genelde yurt dışında raf ömrünü tamamlamış ürünler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ucuz fiyata satılıyor. En çok satılan ürünlerin başında dizüstü bilgisayarlar geliyor.
Türkiye’de tüketici elektroniği ürünlerinde olduğu gibi dizüstü bilgisayarda da en önemli tercih nedenini fiyat oluşturuyor. IDC Türkiye verilerine göre dizüstü bilgisayar satışlarında en fazla tercih edilen ekran boyutu 15 inç. Ekran boyutu küçülüp ağırlık 1.5 kilonun altına düştükçe fiyat artıyor. Türkiye’de satılan dizüstü bilgisayarın ucuz ve ‘bayat’ olmasının altında yatan en önemli sebeplerden birini de vergiler oluşturuyor. Özel tüketim vergisi dizüstü bilgisayarları lüks ürün sınıfına sokuyor.
Vestel ve Casper gibi yerli üreticilerin pazara daha güçlü girmesi ile taze ürün kullanımının artması bekleniyor. Masaüstü bilgisayarlarda yerli üretim ağırlığı fazla olduğu için genelde bilgisayarlar daha taze parçalardan oluşuyor. Ancak yine de pil kısa sürede şarj edilemez hale geldiği için dikkat etmek gerekiyor.
31/1/2008 | Kategori:
Bilgisayar
|
Yorum (yok) |
Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
|
İlk bilgisayarlardan biri kabul edilen ENIAC odalara yayılan boyutları ve tonlarca ağırlığına rağmen şimdiki cep telefonlarımızdan bile az kapasiteye sahipti.
|
Bilgisayarların birleşmesiyle başlayan serüven bilgi kaynaklarının birleşmesiyle devam edince veri kaynakları inanılmaz boyutlara ulaştı. İşte bu alandaki en büyük 10 kaynak
Dünya İklim Veri Merkezi
35 milyon Avro'ya mal olan bir süper bilgisayardan oluşan bu merkez dünyaya dair en fazla bilginin toplandığı kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor. Almanya İklim Bilişim Merkezi tarafından yönetilen bu merkezde 220 terabaytlık veri (50 bin DVD boyutunda) bu bilgisayar ağı üstünde toplanarak işleniyor. Buna ek olarak 110 terabaytlık iklim simülasyonları da küresel ısınma gibi konularda geleceğimizi görmemizi sağlıyor. Merkezde bulunan verinin toplam büyüklüğüyse 6 petabayt; ya da başka bir deyişle 7 milyon gigabayta yakın.
Ulusal Enerji Araştırmaları Merkezi
ABD'de hizmet veren Enerji Araştırmaları Merkezi'ne hizmet veren bilişim merkezi dünyanın ikinci büyük veritabanı unvanına sahip. Kaliforniya'da Enerji Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan bu kurum atom enerjisine yönelik çalışmaların yanı sıra fizik araştırmalarının da simülasyonları için kullanılıyor. Örneğin gezegenimizin oluşumunu tetikleyen büyük patlama (big bang) da bu sistemde simüle ediliyor. 2 bin bilim insanına açık bu kaynaktaki veri miktarı 2,8 petabayt; yani yaklaşık 3 milyon gigabayt.
AT&T Sistemi
ABD'nin en eski iletişim şirketi olma unvanını taşıyan AT&T aynı zamanda dünyanın en büyük veritabanlarından birinin de sahibi durumunda. 323 terabayt boyutunda bir veriye sahip firmanın kayıtlarında abonelerinin tüm arama ve fatura kayıtları da bulunuyor. Bu da 1,9 trilyon satırlık bir veri anlamına geliyor. Bu satırların her birinde aramayı yapan abonenin numarası, aradığı numara, tarih, konuşma süresi ve kullandığı tarife bilgileri yer alıyor.
Google.com
Dünyanın en çok kullanılan arama motoru ve birçok internet hizmetinin arkasındaki marka Google'ın veri miktarı tam olarak bilinmiyor çünkü firma bu bilgiyi açıklamıyor. Üstelik verilerini depoladığı merkez aynı zamanda dünyanın en iyi korunan yerleşimlerinden biri durumunda. Ancak günde 100 milyona yakın aramanın yapıldığı sitede Google'ın her kullanıcının yaptığı aramayı sakladığı hatırlanınca şu ana kadar en az 33 trilyon satırlık bir veritabanı oluştuğu tahmin edilebilir. Bu da petabaytlarca bilgi anlamına geliyor.
YouTube.com
Video paylaşımında akla gelen ilk adres konumunda olan YouTube aynı zamanda devasa bir bilgi kaynağının üstünde oturuyor. Her gün ortalama 65 bin videonun yüklendiği sitede kabaca bir hesapla her videonun sadece 1 megabayt olması durumunda bile 1,86 terabayt; 10 megabayt olması durumundaysa da 18,6 terabaytlık yeni veri girdiği hesaplanabilir. 2006 yılında sitenin 45 terabayt videoya sahip olduğu tahmin ediliyordu. Gerisini siz hesap edin...
Amazon.com
İnternetin en eski ve en popüler alışveriş sitelerinden biri olan Amazon bugün aklınıza gelen hemen her ürünün satıldığı dev bir pazar yeri durumunda. 59 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip sitenin bu veritabanının bile büyüklüğü yeterli. Zira her kullanıcının ad, soyad, adres, e-posta gibi birçok bilgisini saklamak zorunda. Diğer yandan sadece kitap olarak bile 250 bin ürün sattığı düşünüldüğünde 42 terabaytlık veritabanı abartılı gelmiyor.
30/1/2008 | Kategori:
Bilgisayar
|
Yorum (yok) |
Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
<Önceki Yazılar
|